• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası



Anıl YÜCEL
Özel Eğitimci / Yazar

Telif Hakkı Uyarısı
Her Hakkı Saklıdır ©
Bu web Sitesi ve tüm sayfaları 5846 sayılı Fikir ve Mülkiyet Hakları Kanunu'na tabidir. İnternet sitesinde bulunan hiçbir bilgi; önceden izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden, değiştirilemez, kopyalanamaz ya da dağıtılamaz. Sitenin bütünü veya bir kısmı kaynak gösterilmeden başka bir web sitesinde izinsiz olarak kullanılamaz. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır.
Bir Dakika Engelli Olabilir misiniz?
BİR DAKİKA "ENGELLİ" OLABİLİR MİSİNİZ?

Güzel bir yol manzarası düşünün, masmavi bir gökyüzü ve pırıl pırıl parlayan bir güneş. Yanınızda da sevgiliniz veya eşiniz var, belki çocuklarınız da sizinle birlikte güle, oynaya yürüyorlar bu yolda. Onların bu mutluluğuna hiçbir şeyi değişmezsiniz hatta bu görüntü sizin için dünyanın en mutlu anıdır belki de.

En saf duyguların, en sevgi dolu duyguların bir görüntüsüdür bu.

Peki ya şimdi de bu mutluluğu görebilecek gözlerinizin olmadığını düşünün.

Görme engellisiniz ve bu güzel anı göremiyorsunuz. Ne sevgilinizin, eşinizin gülüşünü ne de çocuklarınızın mutluluğunu göremiyorsunuz.

Neleri feda ederdiniz bu anı görebilmek için? 

Belki de her şeyinizi feda ederdiniz… 

Şimdi de duymadığınızı düşünün .

Duyan kulaklarınızın bu mutluluğun sesini işitemediğini farz edin.

Eşinizi, çocuklarınızı ve hatta kuş cıvıltılarını bile duyamıyorsunuz. Rüzgarın sessiz esintisi bile size sahte geliyor. Ne denizde ki dalgaların sesini ne de yaprakların o hışırtısını duyabiliyorsunuz. 

Sevgilinizin ya da eşinizin, sesini duyamıyorsunuz hatta size “seni seviyorum” dediğinde bile bu dünyanın en güzel sözcüğünden mahrum kaldığınızı düşünün.

Eminim onları duymak için her şeyinizi feda ederdiniz…

Şimdi de bir tekerlekli sandalye’de olduğunuzu ve o tekerlekli sandalye ile bir ömür geçirmek zorunda olduğunuzu düşünün. 

Koşamayacak, sevgilinizin, eşinizin ve çocuklarınızın elinden tutamayacak onlarla parklarda,sokaklarda rahat rahat gezemeyeceksiniz.

Hatta kaldırımlı yollarda hep duraklamak zorunda kalacak ve onları geçmekte türlü sıkıntılar yaşayacaksınız.

Hele de bir kafe’de oturabilmek için geçmek zorunda kaldığınız o basamaklar ve adeta yapıldı densin diye yapılan yüksek rampalardan geçmek size işkence gibi gelecek. Yaşadığınız sosyal hayattan istemeseniz de kendinizi dışlanmış hissedeceksiniz.

Zaman zaman üzülseniz bile bunu çevrenize belli etmeden yaşayacaksınız hayatınız boyunca, hatta size acımasınlar diye daha güçlü durmak için mücadele edecek hatta bazen de kaçmak zorunda hissedeceksiniz kendinizi. 

Sevgili dostlar, siz hiç tekerlikli sandalyede oturup sevdiklerinize koşmayı denediniz mi? Ya da gözlerinizi bağlayıp sevdiklerinizi görmeyi, kulaklarınızı kapatıp sevdiklerinizi duymaya çalıştınız mı? Ellerinizi, kollarınızı bağlayıp birinin size yardım etmesini

beklemek nasıl olurdu diye düşündünüz mü?

Bir dakika olsun düşünün… 

Çünkü yaşamımızda karşılaştığımız nice sorunun temel kaynağı insanları yeteri kadar anlayamamaktır. Duyarsız kaldığımız her nokta bir engel yaratır ve bizler farkında olmadıkça bu engelleri çoğaltmaya başlarız. Halbuki ufak bir farkındalık bile bir çok engelin ortadan kaldırılmasını sağlayabilir. Bugün farkında olmadıklarımızı bir kez daha düşünelim ve daha güzel bir dünya için engelleri kaldıralım.

ANIL YÜCEL
(Bir Dakika Engelli Olabilir misiniz? Projesi)
  
1096 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
OTİZM TESTİ
Hava Durumu
Saat